Learn how to use saçları in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Koyu kahverengi saçları vardı.
Translate from Turc to Anglais
Gri saçları vardı.
Translate from Turc to Anglais
Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.
Translate from Turc to Anglais
Lidia'nın sarı düz saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Ayrıca Felicja'nın da sarı düz saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Mary'nin beline kadar saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Saçları beyaza dönüştü.
Translate from Turc to Anglais
Babamın saçları ağarıyor.
Translate from Turc to Anglais
Papua Yeni Gine'de yaşayan birçok Melanezyalının çok kıvırcık saçları vardır, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Onun saçları sarı ve o genç görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
İnsanlar dişleri olmadan, saçları olmadan, hayalleri olmadan doğarlar. Ve aynı şekilde ölürler: dişleri olmadan, saçları olmadan ve hayalleri olmadan.
Translate from Turc to Anglais
Bu genç adamın saçları mavi.
Translate from Turc to Anglais
Saçları yeniden uzadı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un koyu kahverengi saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un saçları dökülüyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un dalgalı saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Saçını taramaya ihtiyacı olmayan kişinin saçları yoktur.
Translate from Turc to Anglais
Altın saçları yaz rüzgarında dalgalanıyordu.
Translate from Turc to Anglais
Çok uzun ve güzel saçları vardı.
Translate from Turc to Anglais
Emily'nin sarı saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Emily'nin kahverengi saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Tom banyodan henüz çıktı ve saçları hâlâ ıslak.
Translate from Turc to Anglais
Hem Mary hem de Alice'in çok uzun saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Onunla ilk tanıştığımda Tom'un uzun saçları vardı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un kızıl saçları olduğunu düşündüm.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un koyu saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Onun uzun sarı saçları vardı.
Translate from Turc to Anglais
Mary'nin uzun, altın sarısı saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un sarı saçları ve yeşil gözleri var.
Translate from Turc to Anglais
İsveç'teki herkesin sarı saçları ve mavi gözleri mi var?
Translate from Turc to Anglais
Sarı saçları pek uzun değildi.
Translate from Turc to Anglais
Saçları omuz hizasında.
Translate from Turc to Anglais
Mary'nin uzun güzel saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Kırmızı saçları var bu yüzden ona "Havuç" lakabını taktılar.
Translate from Turc to Anglais
Onun saçları kırmızımsı. Bu yüzden onun lakabı Havuç.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un omuz hizasında kırmızıya boyanmış saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un açık kahverengi saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Geçen sene saçları uzundu.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un saçları ne renk?
Translate from Turc to Anglais
Tom'un omuz hizasında, kahverengi saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Onu son görüşümden sonra Tom'un saçları ağardı.
Translate from Turc to Anglais
Onun platin sarısı saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Onun dalgalı kahverengi saçları ve koyu renk gözleri var.
Translate from Turc to Anglais
O siyah saçları ve koyu renkte gözleri vardı.
Translate from Turc to Anglais
Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Onun çok uzun saçları var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un da Mary'nin de saçları at kuyruğu.
Mary'nin uzun sarı saçları ve mavi gözleri var.
Onun uzun ve düzensiz saçları bir aslan yelesine benzerdi.
Afrika'da kadınların daha kısa ve kıvırcık saçları var.
Mary'nin kısa, kıvırcık kahverengi saçları var.
Onun uzun saçları rüzgârda uçuştu.
Onun uzun sarı saçları rüzgârda uçuştu.
Mary'nin kumlu sarı saçları vardır.
Saçları omzunun üzerinden düştü.
Saçları yere ulaşacak kadar uzundu.
Onun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri vardır.
Saçları döküldükten sonra aynalara küstü.
Onun koyu renk gözleri ve koyu renk saçları var.
Onun itaatsiz saçları var.
Onun saçları karmaşıktı.
Mary'nin pürüzsüz, parlak saçları vardır.
Onun saçları ateş kadar kırmızıydı.
On yaşındayken saçları beyazladı.
Kız kardeşimin saçları omuzlarına ulaşıyor.
Bu ihtiyarın saçları ağarmış.
Tom'un uzun, kıvırcık saçları vardır.
Onun saçları orijinal uzunluğu kadar tekrar büyüdü.
Jeannie'nin saçları gözlerinden daha maviydi.
Saçları beline inen bir kız gördüm.
Tom'un saçları arkaya taranmıştı.
Mary'nin uzun koyu renk saçları ve koyu renk gözleri var.
Tom ve Mary'nin ikisinin de koyu renk saçları var.
Tom'un kırmızı saçları ve çilleri var.
Tom'un beyaz saçları var.
Mary sarı saçları ve mavi gözleriyle güzel bir kızdır.
Tom'un mavi gözleri ve kıvırcık saçları var.
Şüphelinin koyu renkli saçları var.
En azından ne tür saçları vardı? Saç şekli nasıldı? - Dikkat etmedim.
En azından ne tür saçları vardı? Saç şekli neye benziyordu? - Dikkat etmedim.
Anne'in kızıl saçları ve ateşli bir öfkesi vardı.
Sami'nin saçları dökülüyor.
Leyla'nın koyu renk saçları vardı.
Leyla'nın dağınık kısa saçları vardı.
Maria'nın siyah, uzun saçları ve kahverengi gözleri var.
Tom'un kısa kahverengi saçları var.
Mary'nin uzun kahverengi saçları var.
Ne Tom'da ne de Mary'nin koyu renk saçları var.
Tom'un tıpkı babasınınki gibi kıvırcık saçları var.
Tom'un artık kısa saçları var
Tom'un uzun sarı saçları ve mavi gözleri var.
Mary'nin parlak pembe saçları var.
Saçları yüzünü gizledi.
Saçları yüzünü gizliyordu.
Tom'un giderek artan sayıda gri saçları var.
Bütün Asyalıların siyah saçları var mı?
Tom'un gür, sarı saçları var.
Tom'un saçları kıvır kıvır.
Tom'un dalgalı ve siyah saçları var.