Learn how to use sağlam in a Turc sentence. Over 82 hand-picked examples.
O sağlam genç bir adam.
Translate from Turc to Anglais
Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.
Translate from Turc to Anglais
Bürokratlar dev şirketler ile sağlam bağları sürdürürler.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un sağlam bir midesi var. İstediği şeyi yiyebiliyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un sağlam delili yoktu, fakat o, annesinin elmas yüzüğünü çalan kişinin Mary olduğunu düşünüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Onun Allah'a inancı çok sağlam.
Translate from Turc to Anglais
Onun sağlam bir inancı var.
Translate from Turc to Anglais
Bu yatak sağlam gözüküyor.
Translate from Turc to Anglais
Onlar sağlam ayakkabı değiller.
Translate from Turc to Anglais
Uğraşsak bile muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimiz ise sağlam dostlardır.
Translate from Turc to Anglais
Yeni konserve açacağım eskisinden daha sağlam, böylece umarım bezelyelerime kavuşmak artık 2 dakikamı almayacak.
Translate from Turc to Anglais
Bu evin sağlam bir temeli vardır.
Translate from Turc to Anglais
Kolonlar sağlam bir temel sağlamaktadır.
Translate from Turc to Anglais
Gökdelen sağlam bir temel üzerine inşa edildi.
Translate from Turc to Anglais
Dış görünüşte bir sümsük gibi görünüyor. Fakat özünde onu zorlu bir delege yapan sağlam bir iradesi var.
Translate from Turc to Anglais
Bizim evin sağlam bir alt yapısı ve çatısı vardı.
Translate from Turc to Anglais
O konuma gelebilmek için sağlam torpilin vardı değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
Translate from Turc to Anglais
Endişelenme. Eminim, Tom'un henüz burada olmamasının sağlam bir nedeni var.
Translate from Turc to Anglais
Yeterince sağlam görünüyordu.
Translate from Turc to Anglais
Sağlam mısın?
Translate from Turc to Anglais
Bu, bilimsel açıdan son derece sağlam.
Translate from Turc to Anglais
Bir kaya gibi sağlam.
Translate from Turc to Anglais
O, sağlam karakterli bir adamdır.
Translate from Turc to Anglais
Sağlam kanıta ihtiyacım var.
Translate from Turc to Anglais
Tanrısına sağlam bir inancı vardı.
Translate from Turc to Anglais
Bu tür kumaş hem ucuz hem de sağlam.
Translate from Turc to Anglais
Tom'a karşı sağlam delilimiz yok.
Translate from Turc to Anglais
Onun sağlam bir yapısı var.
Translate from Turc to Anglais
Sağlam giyin, gece ayazı çok soğuk olur.
Translate from Turc to Anglais
Bu ipin yeterince sağlam olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turc to Anglais
Ne kadar çok doğru çeviri olursa, Tatoeba o kadar sağlam bir kaynak olur.
Translate from Turc to Anglais
Mayası sağlam değil onun.
Translate from Turc to Anglais
Çoğu bakirenin sağlam bir kızlık zarı vardır.
Translate from Turc to Anglais
Bu köprü sağlam görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Bu makine sağlam ve emisyonsuzdur.
Translate from Turc to Anglais
Grant onlara sağlam bir söz vermeyi reddetti.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un korkuları sağlam temelliydi.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un sadece bir gözü sağlam.
Translate from Turc to Anglais
Bu sandalyeyi al. O sağlam.
Translate from Turc to Anglais
Sağlam olman gerekiyor.
Translate from Turc to Anglais
Onun kaya gibi sağlam mazereti var.
Translate from Turc to Anglais
Evin sağlam yapıldığını görebilirsin.
Translate from Turc to Anglais
Tom sağlam bir sesle konuştu.
Translate from Turc to Anglais
Bina eski ama sağlam.
Translate from Turc to Anglais
Bu, oturmak için çok sağlam bir sandalye.
Translate from Turc to Anglais
Sonuç sağlam bir temel üzerine oturmaktadır.
Ev, heyelanı sağlam atlattı.
Sağlam bir tartışma ortaya çıktı.
Bu merdiven yeterince sağlam mı?
Sağlam bir ekibe sahibiz.
Ben dilsel sadeliğin sağlam bir destekçisiyim.
Tom güvenli ve sağlam döndü.
Tom'un sağlam bir el sıkışması var.
Emmanuel Macron, Avrupa Birliğinin sağlam bir savunucusudur.
Bu bina yapısal olarak sağlam değil.
Tom sağlam görünüyordu.
Tom'un doktoru ona sağlam raporu verdi.
O pek sağlam değil.
Eşeğini sağlam bağla, sonra Allah'a ısmarla.
Tom sağlam biriydi.
İnsanlar tasarruflarını sağlam para birimlerinde tutmayı tercih ediyor.
Öyleyse sağlam ve gerçek karar ne olabilirdi?
Bu kararın dayandığı en sağlam düşünüş ve mantık şu idi:
Ali'nin cukkası sağlam.
Ali sağlam çocuktur.
Ali sağlam pabuç değil.
Onu öncekinden daha sağlam bir kağıda bastı.
Bu masa dayanıklılık açısından daha iyi, daha sağlam.
Bugün sağlam rüzgâr var.
Bu halat gerçekten çok sağlam.
Tom babasından sağlam bir sopa yedi.
Çok sağlam tüyo dediler.
Tom pek sağlam pabuç değildir.
Tom sağlam pabuç değil.
Ayaklarımızın üzerinde sağlam duruyoruz.
Fakat bu, dayanakları sağlam bir iddia mıdır?
Bu tarz bir video izlemek sağlam mide gerektirir.
O mu? Hiç de sağlam ayakkabı değil.
Felix bunun gerçekten yaşandığına dair sağlam bir kanıta ulaşamadı.
Bir kirpi sağlam bir tabana sahip bir kafese ihtiyaç duyar.
Ben ona sağlam bir ayar veririm.