Learn how to use sadık in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
O ailesine sadık.
Translate from Turc to Anglais
O ebeveynlerine sadık.
Translate from Turc to Anglais
O, prensiplerine sadık kalıyor.
Translate from Turc to Anglais
O, dinozorun sadık minyatürüne baktı.
Translate from Turc to Anglais
Kararıma sadık kaldım.
Translate from Turc to Anglais
Bir köpek sadık bir hayvandır, bu yüzden insan dostu olduğu söylenir.
Translate from Turc to Anglais
Köpek sadık bir hayvandır.
Translate from Turc to Anglais
Sözüne sadık olmalısın.
Translate from Turc to Anglais
O sadece Çizmeli Kedi görüntüsünü kullanmak zorunda kaldı. Ben onun sadık uşağıydım.
Translate from Turc to Anglais
Onun köpeği uysal olduğu kadar çok sadık değildir.
Translate from Turc to Anglais
Tom ülkesine sadık bir vatandaştır.
Translate from Turc to Anglais
Tom karısına sadık.
Translate from Turc to Anglais
Tom kesinlikle Mary'nin sadık olduğuna inanıyor.
Translate from Turc to Anglais
O her zaman karısına sadık idi.
Translate from Turc to Anglais
Ana fikre sadık kalmalıyız.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin ona sadık olduğuna inanmıyor.
Translate from Turc to Anglais
O sözüne sadık kaldı.
Translate from Turc to Anglais
Köpekler sadık hayvanlardır.
Translate from Turc to Anglais
Biz planımıza sadık kalmalıyız.
Translate from Turc to Anglais
O, sözüne sadık kalmayacaktır.
Translate from Turc to Anglais
Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.
Translate from Turc to Anglais
Sözüne sadık kalmalısın.
Translate from Turc to Anglais
Söylediklerine sadık olmalısın.
Translate from Turc to Anglais
O sadık ve güvenilir bir adamdır.
Translate from Turc to Anglais
Benim sadık yarim kara topraktır.
Translate from Turc to Anglais
Sadık oluyorum.
Translate from Turc to Anglais
O prensiplerine sadık kaldı.
Translate from Turc to Anglais
O sonuna kadar sadık kaldı.
Translate from Turc to Anglais
Tom sadık.
Translate from Turc to Anglais
Onun dediği eşine her zaman sadık kaldığıydı.
Translate from Turc to Anglais
O iyi ve sadık bir eş.
Translate from Turc to Anglais
Ününe bakacak olursak, işine sadık biri gibi görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'ye sadık.
Translate from Turc to Anglais
Tom sadık değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Diyetime sadık kalmama yardım ettiğin için teşekkür ederim.
Translate from Turc to Anglais
Orijinal plana sadık kalalım.
Translate from Turc to Anglais
Bu kadar sadık ve yasalara uyan birini hiç görmemiştim.
Translate from Turc to Anglais
Plana sadık kalalım.
Translate from Turc to Anglais
Arkadaşlarım çok sadık.
Translate from Turc to Anglais
Biz evlendiğimizden beri o sadık bir aile babası oldu.
Translate from Turc to Anglais
Çeviriler sevgililer gibidir.Güzel olanlar sadık değildir ve sadık olanlar güzel değildir.
Translate from Turc to Anglais
Sanırım orijinal plana sadık kalmalıyız.
Translate from Turc to Anglais
Sadık bir arkadaşa ihtiyacım var.
Translate from Turc to Anglais
Herkese sadık kalmasını söyle.
Translate from Turc to Anglais
İstediğin kadar gül; ben sonuna kadar planıma sadık kalacağım.
Translate from Turc to Anglais
Sadece kendi çizgine sadık kal.
Translate from Turc to Anglais
Sen sadık mısın?
Translate from Turc to Anglais
Konuya sadık kal.
Translate from Turc to Anglais
Planına sadık kal.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un sadık olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turc to Anglais
Onlar sonuçta orijinal plana sadık kalmaya karar verdiler.
Translate from Turc to Anglais
Tom sadık bir muhafazakar oldu.
Translate from Turc to Anglais
Karım sadece şimdiye kadar tanıştığım en güzel kadın değil ayrıca en sadık ve en çalışkandır.
Sanırım plana sadık kalmalıyız.
O sadık bir dost buldu.
Çevirin Japoncaya biraz daha sadık olamaz mı?
Tom bir sadık muhafazakârdır.
Bir sadık dost, on bin tane akrabaya değer.
Bizim sadık hizmetçimiz hastanede öldü.
Ona sadık.
Tom ve Mary birbirlerine sadık kaldılar.
Tom işine sadık kaldı.
Eski yöntemlere sadık kalmaya çalışmanın bir faydası yok.
Bizim gerçekten sadık sürekli müşterilerimiz var.
Tom sadık bir arkadaştı.
Diana sadık bir arkadaştı.
Dania yine de Fadıl'a sadık kalmaya karar verdi.
Fadıl, Sadık caddesinde yaşıyordu.
Fadıl, Sadık caddesinde oturuyordu.
"Senin adın...?" "Fadıl Sadık."
Dr. Sadık, Leyla'nın kusmuğunda arsenik buldu.
Dr. Sadık hastaları kontrol etti.
Dr. Sadık toplulukta bir süper yıldızdı.
Fadıl, Sadık tıp merkezine kabul edildi.
Fadıl, Sadık tıp merkezine yatırıldı.
Kurban 22 yaşındaki Fadıl Sadık olarak tanımlandı.
Dedektif Sadık bebek ölümlerini soruşturdu.
Dr. Sadık o ölüme neyin neden olduğu hakkında hiçbir fikri olmadığını daha sonra itiraf etti.
Kadınlara karşı sadık ol. Onları sevmek yeterli değil.
Leyla'ya göre Fadıl sadık bir koca.
Bir şey yapmaya karar verdikten sonra ona sadık kalın.
Tom sadık kalmadı.
Babam kendini sadık bir Macar olarak görüyordu.
Sadık bir erkek kardeş, kız kardeşine yardımcı olur.
Sadık bir erkek kardeş kız kardeşine yardımcı olur.
Alman çoban köpekleri sadık olma eğilimindedir.
Leyla'nın bazı sadık arkadaşları vardı.
Gerçekten sadık bir müşteri tabanımız var.
Sen sadık değil misin?
Sen planına sadık kalacak mısın?
Sadık bir arkadaş iki vücutta bir ruhtur.
Tom Mary'ye çok sadık.
Sadece değişenler kendilerine sadık kalırlar.
Sadık köpek Hachiko'nun heykeli Şibuya İstasyonu önünde duruyor.
Geçmişe sadık kalamazsın.
Planına sadık kalacak mısın?
Sami senaryoya sadık kalmadı.
Sadık bir arkadaş gerçek bir hazinedir.
Sami sadık bir Hıristiyandı.
Sami, Leyla'ya sadık değildi.