Learn how to use sebzeleri in a Turc sentence. Over 45 hand-picked examples.
Sebzeleri yeme yerine, o, onları bir doğrayıcıya koyar ve onları içer.
Translate from Turc to Anglais
Tom lahana hariç bütün sebzeleri sever.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin sebzeleri kesmesi için ona verdiği yeni bıçağı kullandı.
Translate from Turc to Anglais
Tom yediği tüm sebzeleri yetiştirir.
Translate from Turc to Anglais
O, ona sebzeleri yedirdi.
Translate from Turc to Anglais
Bazı çocuklar sebzeleri sevmez.
Translate from Turc to Anglais
Çocuklarına sebzeleri nasıl yedirirsin?
Translate from Turc to Anglais
Sebzeleri pişirmem gerek.
Translate from Turc to Anglais
Sadece kendi yetiştirdiğim sebzeleri yerim.
Translate from Turc to Anglais
Sadece sezon sebzeleri yiyen çok zengin bir kız tanıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom mutfakta, bazı sebzeleri dilimliyor.
Translate from Turc to Anglais
Sebzeleri hâlâ zeytinyağlı salamurada bırakıyor musun?
Translate from Turc to Anglais
Ben yalnızca taze sebzeleri yerim.
Translate from Turc to Anglais
Hangi sebzeleri seviyorsun?
Translate from Turc to Anglais
Tom sadece kendi yetiştirdiği sebzeleri yer.
Translate from Turc to Anglais
Sebzeleri çok pişirmemek için dikkatli olun.
Translate from Turc to Anglais
Lahana hariç tüm sebzeleri severim.
Translate from Turc to Anglais
O, lahana hariç tüm sebzeleri seviyor.
Translate from Turc to Anglais
Hangi sebzeleri almak istiyorsun?
Translate from Turc to Anglais
Onların işi sebzeleri kesmek.
Translate from Turc to Anglais
O, sebzeleri sever, özellikle lahanayı.
Translate from Turc to Anglais
O, mutfağa kadar beni takip etti ve bir bıçak aldı. Daha sonra sebzeleri kesmeye başladı.
Translate from Turc to Anglais
Ben bizim yetiştirmediğimiz sebzeleri asla yemediğimizi hatırlıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Biz lahana hariç tüm sebzeleri severiz.
Translate from Turc to Anglais
Tom bahçeden öğle yemeği hazırlamak için Mary'nin ihtiyacı olan tüm sebzeleri aldı.
Translate from Turc to Anglais
Genellikle hangi sebzeleri yetiştirirsin?
Translate from Turc to Anglais
Onlar lahana dışındaki tüm sebzeleri severler.
Translate from Turc to Anglais
Mary lahana hariç tüm sebzeleri sever.
Translate from Turc to Anglais
O, lahana dışındaki tüm sebzeleri sever.
Translate from Turc to Anglais
Sebzeleri tamamen unuttum.
Translate from Turc to Anglais
Tom sebzeleri keserken parmağını bir bıçakla kesti.
Translate from Turc to Anglais
Tom sebzeleri keserken parmağının bir kısmını kesti.
Translate from Turc to Anglais
Sebzeleri süzgece koyun.
Translate from Turc to Anglais
Muhtemelen genetiği değiştirilmiş meyve ve sebzeleri, bilmeden her zaman yersiniz.
Translate from Turc to Anglais
Sebzeleri yıkadım.
Translate from Turc to Anglais
Salata için sebzeleri doğramana yardım edeyim.
Translate from Turc to Anglais
Tom, sebzeleri kaynatmak yerine onları buharda pişirmemi önerdi.
Translate from Turc to Anglais
Sen sebzeleri yıka, ben meyveleri yıkayacağım.
Translate from Turc to Anglais
Sen sebzeleri yıka, ben de meyveleri yıkayacağım.
Translate from Turc to Anglais
Sebzeleri yiyin.
Translate from Turc to Anglais
Lahana dışında tüm sebzeleri sever.
Translate from Turc to Anglais
Meyve ve sebzeleri mevsiminde yemek daha sağlıklı.
Translate from Turc to Anglais
Dilenciliği meslek edinmiş insanlara para vermiyorum. Birine maddi yardım yapmak istediğimde akşam pazarına gidip pazarcıların bıraktığı çürümüş meyve sebzeleri toplayanlara ulaşmaya çalışıyorum.
Yediğim sebzeleri kendim yetiştiriyorum.
Sebzeleri yıkayın.