Learn how to use taşı in a Turc sentence. Over 83 hand-picked examples.
Bu taşı kaldıramam.
Translate from Turc to Anglais
O taşı fırlatmanın amacı nedir?
Translate from Turc to Anglais
Bunu benim için taşı.
Translate from Turc to Anglais
Çantaları üst kata taşı.
Translate from Turc to Anglais
Bu taşı kaldırabilir misin?
Translate from Turc to Anglais
Bu taşı taşımama yardım et.
Translate from Turc to Anglais
Al. Bunu yanında taşı. İşine yarayabilir.
Translate from Turc to Anglais
Onu ameliyathaneye taşı.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen TV setini sola doğru taşı.
Translate from Turc to Anglais
Baba, artık yürüyemiyorum. Beni taşı.
Translate from Turc to Anglais
Bu kitapları kitaplığa geri taşı.
Translate from Turc to Anglais
Pencereyi kıran taşı bana göster.
Translate from Turc to Anglais
Rosetta Taşı 1799'da bulundu.
Translate from Turc to Anglais
Aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın.
Translate from Turc to Anglais
Taş, makası ezer. Makas, kağıdı keser. Kağıt, taşı kaplar.
Translate from Turc to Anglais
Biraz bekleyin. Orada fazlasıyla siyah satranç taşı var.
Translate from Turc to Anglais
Bir zamanlar gençken sıktığım her taşı avucumda ezerim sanıyordum; ama şimdi yaşlandım önümde geçilmez bir dağ, çok da az vaktim var.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen bu taşı buradan şuraya taşıyın.
Translate from Turc to Anglais
Ayaklarımın arkasını yumuşatmak için ponza taşı ile ovarım.
Translate from Turc to Anglais
Taşı gediğine koymaya çalışıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bu torbalar çok ağır, bu nedenle bir seferde bir tane torba taşı.
Translate from Turc to Anglais
Bu kayayı buradan şuraya taşı lütfen.
Translate from Turc to Anglais
Bunu cüzdanında taşı.
Translate from Turc to Anglais
Lütfen sandalyeyi bitişik odaya taşı.
Translate from Turc to Anglais
Ben bu taşı taşıyamam.
Translate from Turc to Anglais
Çantaları yukarı taşı.
Translate from Turc to Anglais
Gelecek yıl bu çakıl yola kaldırım taşı döşenecek.
Translate from Turc to Anglais
Damlayan su taşı deler.
Translate from Turc to Anglais
Taşı gediğine oturttun.
Translate from Turc to Anglais
Peyzaj çakmak taşı kadar soğuk ve keskin.
Translate from Turc to Anglais
O, taşı gediğine koydu.
Translate from Turc to Anglais
Onlar rampaya kaldırım taşı döşedi.
Translate from Turc to Anglais
Sen orada taşı gediğine koydun.
Translate from Turc to Anglais
O, taşı tamamen parçaladı.
Translate from Turc to Anglais
Taşı gediğine oturttum mu?
Translate from Turc to Anglais
Felsefe taşı baz metalleri altına dönüştürebilen efsanevi bir maddeydi.
Translate from Turc to Anglais
Tom tam taşı gediğine koydu.
Translate from Turc to Anglais
O, taşı elinde tarttı.
Translate from Turc to Anglais
Taşı bir manivela vasıtasıyla kaldırdılar.
Translate from Turc to Anglais
Tom taşı gediğine koydu.
Translate from Turc to Anglais
Tom taşı gediğini koymaya çalışıyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom taşı gediğine koymaya çalışıyor.
Translate from Turc to Anglais
O taşı gediğine oturttu.
Translate from Turc to Anglais
Beni taşı.
Translate from Turc to Anglais
Allah deveye kanat verseydi dağı taşı dağıtırdı.
Translate from Turc to Anglais
El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır.
Translate from Turc to Anglais
Güttüğün iki koyunla bir keçi, ıslığın dağı taşı inletiyor.
Translate from Turc to Anglais
Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı.
Translate from Turc to Anglais
Gözleri fal taşı gibi açıldı.
Translate from Turc to Anglais
O kaya parçasını ağıldan uzağa taşı.
Translate from Turc to Anglais
Köşe taşı köşede yakışır.
Ali taşı toprağı altın diye geldiği İstanbul'da sefilleri oynuyor.
Ali taşı sıksa suyunu çıkarır.
Ali taşı gediğine koydu.
Taşı ölçeyim.
Buraların taşı toprağı altın oldu.
Ben sabır taşı mıyım?
Ali dişçiye diş taşı temizletmeye gitti.
Bu olay Ali için mihenk taşı oldu.
Ali bir meteor taşı buldu.
Mahallede birkaç gündür kilitli parke taşı döşeme çalışması var.
Mezar taşı yazıları insanın içine işliyor.
Ali'nin bir dikili taşı bile yok.
Hangi taşı kaldırsam altından Ali çıkıyor.
Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için Yahudilerin Kudüs'te yüzlerce yıldan beri başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz. Yüzlerce yıllık gözyaşı bu Ağlama Duvarı'nı bir santim aşındırmamıştır.
Şunu oraya taşı.
Yapıcıların taşı reddettiği taş, işte köşenin baş taşı oldu.
Sen olsan nereye saklardın bu taşı?
Taş var, köpek yok. Taş yok, köpek var. Taş var, köpek var; ama kralın köpek. Sıkıysa at taşı.
Deve kuşuna "Uç." demişler. "Ben deveyim." demiş. "Şu yükü taşı o zaman." demişler. Bu sefer de "Ben kuşum." demiş.
İlk taşı en günahsız olanınız atsın.
Son kilometre taşı ise Aralık 2004'te.
Haberi öğrenince gözleri fal taşı gibi açıldı.
Gördüğün en ilginç mezar taşı yazısı neydi?
Bu önemli bir kilometre taşı.
Bu büyük bir mihenk taşı.
Taşı oyuncu, oyuncuyu da Tanrı oynatır.
Tanrı oyuncuyu, oyuncu da taşı hareket ettirir.
Rakibin yediğiniz her taşı için bir puan kazanırsınız.
Tom büyüteçle taşı inceledi.
Tom'un böbrek taşı var.
Siyah ilk taşı D5'e koyar ve Beyaz ilk taşını F5'e koyarak yanıt verir. Alan savaşı tahtanın merkezine yakın bir yerde başlar.
Hangi taşı kaldırsan altından o çıkar!