Learn how to use tipik in a Turc sentence. Over 78 hand-picked examples.
Sözcükleri arayabilir ve çevirileri alabilirsiniz. Ama o, tam olarak tipik bir sözlük değildir.
Translate from Turc to Anglais
O tipik bir Japon insanı.
Translate from Turc to Anglais
O tipik bir işkolik.
Translate from Turc to Anglais
O tipik bir Japon.
Translate from Turc to Anglais
Tom tipik bir Kanadalı.
Translate from Turc to Anglais
O, tipik bir Japon sitili evde yaşadı.
Translate from Turc to Anglais
O, tipik bir Gotik Kilisesidir.
Translate from Turc to Anglais
Tipik bir İngiliz akşam yemeği nedir?
Translate from Turc to Anglais
Tipik bir Amerikalı genç gibi görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Tipik bir şehirde çok gürültü vardır.
Translate from Turc to Anglais
Tipik bir omurgalı gibi insan iki çift uzuva sahiptir.
Translate from Turc to Anglais
Tipik kız konuşması!
Translate from Turc to Anglais
Çok tipik.
Translate from Turc to Anglais
Bu çok tipik.
Translate from Turc to Anglais
Bu hiç tipik değil.
Translate from Turc to Anglais
Bu senin için çok tipik.
Translate from Turc to Anglais
Bu tipik.
Translate from Turc to Anglais
Bu tipik bir blog.
Translate from Turc to Anglais
Tom tipik bir Kanadalı adam.
Translate from Turc to Anglais
Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.
Translate from Turc to Anglais
Tom tipik bir üniversite profesörü gibi davranmaz.
Translate from Turc to Anglais
Tom tipik bir lise öğrencisi.
Translate from Turc to Anglais
Onun tipik bir İskoç aksanı var.
Translate from Turc to Anglais
Bu yılın havası çok tipik değil.
Translate from Turc to Anglais
Tom sizin tipik borsacınız değil.
Translate from Turc to Anglais
Bugün sadece başka tipik yoğun bir gün.
Translate from Turc to Anglais
"O bütün gün aramadı, ve akşamleyin eve geç geldiğinde, o onu yalnız bırakmamı istedi." "Tom ne tipik."
Translate from Turc to Anglais
Tipik Bavyera kahvaltısı beyaz sosis, buğday birası ve tuzlu krakerden oluşmaktadır.
Translate from Turc to Anglais
Tom tipik bir kişilik.
Translate from Turc to Anglais
Tapas tipik bir İspanyol yemeğidir.
Translate from Turc to Anglais
O tipik bir taverna.
Translate from Turc to Anglais
Ben tipik bir Lojban kullanıcısıyım.
Translate from Turc to Anglais
Almanların tipik birası pilsenerdir.
Translate from Turc to Anglais
Wombat, Avustralyalı tipik bir hayvandır.
Translate from Turc to Anglais
Ben onu korkuttuktan sonra arkadaşım bana tipik bir tepki verdi.
Translate from Turc to Anglais
Onlar tipik gençler.
Translate from Turc to Anglais
Tom tipik bir İngiliz.
Translate from Turc to Anglais
Tatoeba kullanıcıları dört İdeal tipik gruba ayrılabilir: okuyucular, yazarlar, çevirmenler ve düzeltmenler.
Translate from Turc to Anglais
O tipik bir Teksaslı şivesi ile konuştu.
Translate from Turc to Anglais
Niçoise salatası Nice yakınlarındaki bölgenin tipik bir yemeğidir.
Translate from Turc to Anglais
Onun mizah tipik Fransız, çok esprili.
Translate from Turc to Anglais
Bu politikacı, tipik bir şampanya sosyalistidir.
Translate from Turc to Anglais
Tipik olarak, insan gebeliği her biri yaklaşık üç aylık üç trimestere ayrılır.
Translate from Turc to Anglais
Amerika Birleşik Devletleri, demokratik ülkelerin tipik bir örneğidir.
Translate from Turc to Anglais
Fenomen modern çağımızın tipik bir örneğidir.
Translate from Turc to Anglais
Onlar tipik genç insanlar.
Translate from Turc to Anglais
Pirinç, erişte ve patates tipik yan yemeklerdir.
Translate from Turc to Anglais
Bu tipik bir kaybedenin cümlesidir.
Translate from Turc to Anglais
Bu tipik bir eziğin cümlesidir.
Tom tam tipik bir on üç yaşında.
Bu sadece onun tipik bir örneğidir.
Tom tipik bir ergen.
O, oldukça tipik.
Bu binanın mimarisi dönemin tipik bir örneğidir.
Tom tipik bir gazeteci.
Tipik bir alarm sistemi ne kadardır?
Fadıl tipik bir lise son sınıf öğrencisi olarak görünüyordu.
Tom tipik bir işkoliktir.
Tom senin tipik papazın değil.
Tom tipik idareciniz değil.
Tom tipik bürokratınız değildir.
Tom, tipik bir Kanadalı çocuk.
Tipik bir baykuş ve kukumav arasındaki fark nedir?
Tipik bir baykuş ve peçeli baykuş arasındaki fark nedir?
Tom tipik bir genç.
Tom tipik bir gençti.
Tom tipik bir genç çocuktu.
Tom sadece tipik bir on üç yaşında.
Tom tipik bir lise öğrencisiydi.
Tom tipik bir genç çocuk.
Mary tipik bir Kanada kadını.
Tipik Roman yüzü var bende.
Kaldırım taşlarındaki çizgilere basmadan yürümeye çalışmak tipik bir obsesyon örneği.
Film tipik iyi ile kötünün mücadelesi üzerine kurulu.
Ali'de tipik Almancı görgüsüzlüğü var.
Bu tipik bir örnektir.
Tipik bir Japon erkeği.
Cezayir'deki tipik bir perşembe sabahıydı.