Learn how to use tutarak in a Turc sentence. Over 14 hand-picked examples.
Bütün günü balık tutarak geçirelim.
Translate from Turc to Anglais
Bütün günü balık tutarak geçirdik.
Translate from Turc to Anglais
Hokabaz havada on portakalı tutarak kalabalığı büyüledi.
Translate from Turc to Anglais
Nefesinizi tutarak kendinizi öldüremezsiniz.
Translate from Turc to Anglais
Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"
Translate from Turc to Anglais
Tom küçük bir kutu tutarak mutfağa doğru yürüdü.
Translate from Turc to Anglais
Tom elini tutarak Mary ile oturdu.
Translate from Turc to Anglais
O, onu nefesini tutarak izledi.
Translate from Turc to Anglais
Tom zamanın çoğunu balık tutarak geçirdi.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin yanında onun elinden tutarak oturdu.
Translate from Turc to Anglais
Sami ve Leyla birlikte balık tutarak çok zaman geçirdiler.
Translate from Turc to Anglais
Bora dün bir günde 700 civarı cümle çevirip bayrağımızı yukarıda tutarak dosta güven, düşmana korku verdi. Üstelik çeviriler de baştan savma değil, gayet güzel.
Translate from Turc to Anglais
Eğer paranın çevreden daha önemli olduğunu düşünüyorsanız bir de nefesinizi tutarak paranızı saymayı deneyin.
Translate from Turc to Anglais
Fişleri bağlı olduğu prizden tutarak çıkarmak en doğru yoldur.
Translate from Turc to Anglais