Learn how to use yüzünü in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Onun yüzünü loş bir ışıkta gördüm.
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü ellerinin arasına sakladı.
Translate from Turc to Anglais
Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.
Translate from Turc to Anglais
O, onun yüzünü görünce ağlamaya başladı.
Translate from Turc to Anglais
Büyükannemin yüzünü tam olarak hatırlamıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Sadece Tom ve Mary hikayenin iç yüzünü bilir.
Translate from Turc to Anglais
Tom havluyla yüzünü kuruladı.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin yüzünü kara çıkarmak istemiyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom dişlerini fırçaladı ve yüzünü yıkadı.
Translate from Turc to Anglais
Yorgunluk belirtileri için yüzünü inceledi.
Translate from Turc to Anglais
Onun yüzünü tokatladı.
Translate from Turc to Anglais
Ben onun yüzünü sevmiyorum.
Translate from Turc to Anglais
O, yüzünü denize doğru döndü.
Translate from Turc to Anglais
Karısının yeşil noktalarla kaplanmış yüzünü görünce kalp krizi geçirdi. Katil salatalığın bir kurbanı daha!
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü ve ellerini yıka.
Translate from Turc to Anglais
O, onun yüzünü gördü.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'ye yüzünü yıkamasını söyledi.
Translate from Turc to Anglais
Onun yüzünü bir an gördüm.
Translate from Turc to Anglais
O, bir mendille yüzünü sildi.
Translate from Turc to Anglais
Jane ile partiye gitmek için söz verdim, ve onun yüzünü kara çıkaramam.
Translate from Turc to Anglais
O, yüzünü bir havlu ile kuruladı.
Translate from Turc to Anglais
Annemin yüzünü hâlâ görebiliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Onun yüzünü gördün mü?
Translate from Turc to Anglais
Sonunda gerçek yüzünü gösterdi.
Translate from Turc to Anglais
Pencerede bir adamın yüzünü gördüm.
Translate from Turc to Anglais
Diş ağrısı onun yüzünü şişirdi.
Translate from Turc to Anglais
Buralarda tekrar yüzünü gösterme.
Translate from Turc to Anglais
Mary bebeğinin sevimli, yuvarlak yüzünü çok seviyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom yüzümü kara çıkardı ve ayrıca Mary'nin yüzünü de kara çıkardı
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü vitrine bastırdı.
Translate from Turc to Anglais
Bu gelin yüzünü bir peçe ile örtüyor.
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü kuzeye dönersen, doğu senin sağındadır.
Translate from Turc to Anglais
Şimdiden büyükannemin yüzünü unutuyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin yüzünü asla görmek istemiyor.
Translate from Turc to Anglais
O, yüzünü gerdirdi.
Translate from Turc to Anglais
Tom yüzünü ovuşturdu.
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü kara çıkarmayacağım.
Translate from Turc to Anglais
Tom yüzünü buruşturdu.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yüzünü gördüm.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yüzünü göremedim.
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü görmek benim için hoşnut ediciydi ama şimdi seni görmeye katlanamıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Onun yüzünü görmedim mi sanıyorsun?
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yüzünü görmedik.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yüzünü hatırlamıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Ne ismini ne yüzünü ne de adını hatırlıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü gizleme.
Translate from Turc to Anglais
Ayna olmadan kendi yüzünü göremezsin.
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü yana çevirme.
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü yana çevirdiler.
Translate from Turc to Anglais
Tom yüzünü yana çevirdi.
Translate from Turc to Anglais
Yüzünü benden çevirme.
Translate from Turc to Anglais
Onun yüzünü tanıdım.
Tekrar yüzünü göreceğimi hiç düşünmedim.
Onun yüzünü hiç görmedim.
Hayat bana hiç güler yüzünü göstermedi.
Akşam yemeğinden önce elini yüzünü yıkamaya git.
Vücut sabunu ile hiç yüzünü yıkadın mı?
Senin iç yüzünü biliyorum.
Düğün gününde Tom Mary'ye gerçek yüzünü gösterdi.
Hepinizin yüzünü nereden hatırlıyorum?
Tom yüzünü sildi.
Tom'un yüzünü görmek istemedim.
Gri bir sakal yüzünü kaplıyordu.
Tom'un yüzünü asla unutmayacağım.
Utançla yüzünü eğdi.
Esinti onun yüzünü öptü.
Adını öğrenmeden ve yüzünü görmeden önceleri de sana âşıktım.
Yüzünü yıkaman gerekir.
Elini yüzünü yıkıyor.
Tom'un yüzünü gördün mü?
Tom Mary'nin ona uzattığı havluyla yüzünü sildi.
Yüzünü görmeliydin.
Tom'un yüzünü görmeliydin.
Asla yüzünü tekrar görmek istemiyorum.
Yüzünü gizlemek istiyorsan, çıplak yürü.
Bu, yüzünü iyi görmek için.
Onların birbirlerinin yüzünü görmemiş olmaları mümkündür.
Git yüzünü yıka.
Onun yüzünü asla tekrar görmek istemiyorum bu yüzden onun bütün resimlerini yırttım ve onları yaktım.
Tom Mary'nin yüzünü göremedi. O sadece başının üstünü görebildi.
Bunun iç yüzünü öğrenmeliyim.
Tom izlerini kapatmak için elinden geleni denedi böylece yüzünü kurtarabildi.
Onun seks skandalı serpintisi sırasında yüzünü korumak için saçma bir girişimde bulundu.
Kambur ay biz ayın tam güneşli yüzünü görene kadar her gece şişmanlıyor gibi görünür. Biz bu faza dolunay diyoruz.
Taninna'nın yüzünü unutamam.
Tom'un yüzünü unutmak istemiyorum.
Yüzünü bile yıkamadın.
Tom yüzünü ve ellerini yıkadı.
Onlar Tom'dan yüzünü çevirdi.
Tom bir havlu ile yüzünü kuruluyor.
Tom yüzünü yıkamalı.
O, makyajını sildi ve yüzünü yıkadı.
Tom giysi koluyla yüzünü sildi.
Onun saçı neredeyse tüm yüzünü kapadı.
Tom bir an için Mary'ye baktı ve sonra yüzünü yana çevirdi.
Avcının yüzünü gördün mü?
Mary Tom'un yüzünü gördüğünde çığlık attı.
Evliliklerinin daha ilk aylarında, Meryem Tom'un karanlık yüzünü görmeye başladı.
Mary elleriyle yüzünü sakladı.
Yüzünü yana çevir.