Learn how to use yaşamış in a Turc sentence. Over 45 hand-picked examples.
Sanırım Beethoven, şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci.
Translate from Turc to Anglais
Michelangelo Sistine Kilisesinin tavanına bazı figürler çizebilsin diye, Shakespeare bazı konuşmaları ve Keats şiirlerini yazabilsin diye, bana öyle geliyor ki sayısız milyonlarcasının yaşamış olmalarına ve acı çekmiş olmalarına ve ölmüş olmalarına değer.
Translate from Turc to Anglais
Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir besteci olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turc to Anglais
Ben Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un büyükbüyükannesinin annesi İskoçya'da yaşamış.
Translate from Turc to Anglais
O şu ana kadar yaşamış büyük bir müzisyendir.
Translate from Turc to Anglais
O şu ana kadar yaşamış cesur bir insandır.
Translate from Turc to Anglais
Şu ana kadar yaşamış en büyük şarkıcıdır.
Translate from Turc to Anglais
Rahibe Teresa Hindistan, Kalküta'da yaşamış ve çalışmış Katolik bir rahibeydi.
Translate from Turc to Anglais
Evliya Çelebi 17. yüzyılda yaşamış bir Türk seyyahıdır.
Translate from Turc to Anglais
O, İspanya'da yaşamış gibi görünüyor.
Translate from Turc to Anglais
Kendisi yaşamış en cesur askerdir.
Translate from Turc to Anglais
Bu, ailemin yaşamış olduğu yerdir.
Translate from Turc to Anglais
Şu ana kadar yaşamış en büyük şair.
Translate from Turc to Anglais
O, şimdiye kadar yaşamış en cesur askerdir.
Translate from Turc to Anglais
O, şimdiye kadar yaşamış en büyük insandır.
Translate from Turc to Anglais
Latin Amerikalılar birkaç asır önce burada yaşamış olan yerlilerin geçmişi hakkında çok az şey bilmektedir.
Translate from Turc to Anglais
Bugüne kadar yaşamış en büyük filozof kimdi?
Translate from Turc to Anglais
Hititler, Anadolu'da yaşamış eski çağ uygarlıklarından bir tanesidir.
Translate from Turc to Anglais
Hitler diye bir adam yaşamış mıydı?
Translate from Turc to Anglais
Burada yaşamış olmayı dilemez misin?
Translate from Turc to Anglais
Boston'da yaşamış olan birkaç arkadaşım var.
Translate from Turc to Anglais
Mary bir rahibe hayatı yaşamış; doğru mu?
Translate from Turc to Anglais
Hayatımı istediğim şekilde yaşamış olmayı dilerdim.
Translate from Turc to Anglais
O şimdiye kadar yaşamış en büyük mimar.
Translate from Turc to Anglais
Bazı kaplumbağalar 100 yıldan daha fazla yaşamış.
Translate from Turc to Anglais
Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
Translate from Turc to Anglais
Kömür, doğal gaz ve petrol, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvanların kalıntılarıdır.
Translate from Turc to Anglais
Bell, Londra'da yaşamış, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Bilim adamları tek boynuzlu atların bir zamanlar Sibirya'da yaşamış olduğunu keşfettiler.
Translate from Turc to Anglais
Mary şimdiye kadar yaşamış en mükemmel kadın değil ama Tom için en iyisidir.
Translate from Turc to Anglais
O şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir alimdir.
Translate from Turc to Anglais
Binlerce yıl önce yaşamış çoğu hayvanın şimdi nesli tükendi.
Translate from Turc to Anglais
Bu, onların içinde yaşamış oldukları ev.
Translate from Turc to Anglais
O şimdiye kadar yaşamış en büyük devlet adamıdır.
Translate from Turc to Anglais
Yüzyılın sonuna gelindiğinde, dünya sıcaklıkta çarpıcı bir artış yaşamış olacak.
Keşke babam bu olanları görebilecek kadar yaşamış olsaydı.
Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci olduğunu düşünüyorum.
Evvela Tokyo'da yaşamış olduğum için şehri iyi biliyorum.
Onsekizinci yüzyılda yaşamış kölelerin trajik kaderinden bahsediyor.
Etiler, Anadolu'da yaşamış antik dönem medeniyetlerinden biridir.
Önceki hamileliklerinizde hiç komplikasyon yaşamış mıydınız?
Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?
Prostat sorunu yaşamış mıydınız?
Tom hayatını dolu dolu yaşamış olmalı.