Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turc example sentences with "yanında"

Learn how to use yanında in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kır atın yanında duran ya suyundan ya huyundan alır.
Translate from Turc to Anglais

Ne yazık ki yanında sadece beş dolar vardı.
Translate from Turc to Anglais

O her gün şemsiyesini yanında taşır.
Translate from Turc to Anglais

Ben, bu tartışmada onların yanında yer aldım.
Translate from Turc to Anglais

Yanında sadece 100 yeni vardı.
Translate from Turc to Anglais

Kaza onun evinin yanında gerçekleşti.
Translate from Turc to Anglais

Anne bebeğinin yanında yatakta yatıyordu.
Translate from Turc to Anglais

Nereye giderseniz gidin, istasyonların yanında kaldırımlar üstünde bırakılmış çok sayıda bisiklet görürsünüz.
Translate from Turc to Anglais

Evimin yanında birkaç dükkân var.
Translate from Turc to Anglais

Masanın yanında dört sandalye vardı.
Translate from Turc to Anglais

Yanında bozuk para var mı?
Translate from Turc to Anglais

Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum.
Translate from Turc to Anglais

İhtiyacın olduğunda yanında olan dost gerçek dosttur.
Translate from Turc to Anglais

İhtiyacın olduğunda yanında olacağım.
Translate from Turc to Anglais

Amerikalı bir öğrenci benim evin yanında yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais

Yanında iki kutu bedava ayakkabı cilası ile birlikte onlar sadece 50 dolar.
Translate from Turc to Anglais

Birkaç kız kapının yanında duruyor.
Translate from Turc to Anglais

Ben pencerenin yanında oturmayı severim.
Translate from Turc to Anglais

Adam Tom'un sandalyesinin yanında durdu.
Translate from Turc to Anglais

Tom sınıfta Mary'nin yanında oturdu.
Translate from Turc to Anglais

Tom'un yanında duran o uzun kız Mary'dir.
Translate from Turc to Anglais

O yanında bir çalar saati almadan asla yolculuk yapmaz.
Translate from Turc to Anglais

Tom bütün geceyi gölün yanında küçük bir kabinde geçirdi.
Translate from Turc to Anglais

Tom yanında hiç para olmadığını fark etti.
Translate from Turc to Anglais

Tom, çöp tenekesinin yanında bir silah buldu.
Translate from Turc to Anglais

Tom yanında Mary olmadan yaşamayı düşünemiyor.
Translate from Turc to Anglais

Tom pencerenin yanında oturan birine onu açmasını rica etti.
Translate from Turc to Anglais

Tom nereye giderse gitsin her zaman yanında bir kamera taşır.
Translate from Turc to Anglais

Sorun Tom'un Mary'nin yanında oturmak istememesidir.
Translate from Turc to Anglais

Arkadaşını yanında getir.
Translate from Turc to Anglais

Kapının yanında duran bayan ünlü bir şarkıcıdır.
Translate from Turc to Anglais

Erkek kardeşini yanında getir.
Translate from Turc to Anglais

Onun yanında az parası var.
Translate from Turc to Anglais

O, kız kardeşini yanında götürdü.
Translate from Turc to Anglais

Kapınını yanında duran kişi Tom.
Translate from Turc to Anglais

Haruki'nin yanında çok parası yok.
Translate from Turc to Anglais

Ann'in yanında biraz parası var.
Translate from Turc to Anglais

Bill denizin yanında yaşıyor.
Translate from Turc to Anglais

Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.
Translate from Turc to Anglais

Tom oğluna kendi evinin yanında bir ev yaptı.
Translate from Turc to Anglais

Tom sadece yanında oturup Mary'ye zorbalık yapılmasını izleyemedi.
Translate from Turc to Anglais

Tom'un yanında Mary'nin adresi yoktu.
Translate from Turc to Anglais

Ben onun yanında oturdum.
Translate from Turc to Anglais

O onun yanında durdu.
Translate from Turc to Anglais

O, onun yanında diz çöktü.
Translate from Turc to Anglais

Senin yanında oturabilir miyim?
Translate from Turc to Anglais

Pencere yanında koltuk istiyorum.

Ehliyetin yanında mı?

Evim okyanusun yanında.

Tom senin yanında olmak istiyor.

Kapının yanında bir köpek var.

Git ve babanın yanında otur.

Onlar ateşin yanında oturdular.

Onlar okulun yanında yaşıyorlar.

O, kapının yanında bir köpek gördü.

O, evin yanında oldu.

Onun evi parkın yanında.

Tom, Mary'nin yanında yaşardı.

Gölün yanında bir kabin kiraladık.

Kapının yanında bir erkek çocuk var.

Yanında sos istiyorum.

Yanında hiç paran var mı?

Pencerenin yanında bir masa istiyorum.

Pencerenin yanında bir koltuk istiyorum, lütfen.

O, her zaman onun yanında yer alır.

O, erkek kardeşinin yanında duruyordu.

Köpek kasenin yanında oturuyor.

Havaalanının yanında bir oteli tercih ederim.

Kraliçe kralın yanında durdu.

Evimin yanında bir kilise var.

Tartışmada ben onun yanında yer aldım.

Yanında çok paran var mı?

Evimin yanında bir okul vardır.

Benim ev onunkinin yanında küçük görünüyor.

O, eğitimin yanında temel sorundur.

O, kapının yanında çömeldi.

İstasyonun yanında yaşlı bir adamla tanıştım.

Okulumun yanında büyük bir park vardır.

Pencerenin yanında bir masa alabilir miyiz?

Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.

O, onu girişin yanında dururken buldu.

Onun evinin yanında oturuyorum fakat onu nadir görüyorum.

Ben onun yanında yürüyorum.

Onun o zaman yanında parası yoktu.

Ne olursa olsun yanında olacağım.

Al. Bunu yanında taşı. İşine yarayabilir.

Pencerenin yanında bir masa var mıdır?

Evimin yanında bir park vardır.

Tom'un çıkışın yanında durduğunu gördüm.

Sandalye pencerenin yanında değildir.

İnsanlar sahilin yanında oynuyorlar.

Kız kardeşinin yanında kısa görünüyor.

Evin yanında bir nehir var.

Gölün yanında kamp yaptık.

Yanında bir şemsiye getirdin mi?

Tom'un yanında çok parası yok.

Yanında ne kadar paran var?

Sadece bu kez yanında olacağım.

Tom evinin yanında iyi bir iş buldu.

Ateşin yanında ıslak elbiselerini kuruttu.

Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais