Learn how to use yiyip in a Turc sentence. Over 41 hand-picked examples.
Tom'un yumurta sarısı yiyip yemediği kimin umurunda?
Translate from Turc to Anglais
Doktor Tom'a üç saat boyunca bir şey yiyip içmemesini söyledi.
Translate from Turc to Anglais
O, yemeğini yiyip bitirdi.
Translate from Turc to Anglais
Daha yeni suşi yiyip bira içtim.
Translate from Turc to Anglais
İstediğiniz kadar çok yiyip içebilirsiniz.
Translate from Turc to Anglais
Çok yiyip mideni bozma.
Translate from Turc to Anglais
Yiyip içiyorum.
Translate from Turc to Anglais
İstediğin kadar yiyip iç.
Translate from Turc to Anglais
Tom biraz yemek yiyip bira içti ve sonra hemen uyumaya gitti.
Translate from Turc to Anglais
Bütün gece yiyip içecek misin?
Translate from Turc to Anglais
Küçük kitabı al ve onu yiyip bitir.
Translate from Turc to Anglais
Tom dün geceden beri su dışında hiçbir şey yiyip içmedi.
Translate from Turc to Anglais
Bir boşluk kalbimi yiyip bitirmektedir.
Translate from Turc to Anglais
Tom annesinin ölümünden sonra, ona kalacak mirası annesinin kumarda yiyip bitirdiğini öğrendi.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yiyip yemediğini biliyor musun?
Translate from Turc to Anglais
Daha az yemek yiyip daha fazla egzersiz yapman gerekir.
Translate from Turc to Anglais
Aynı zamanda yemek yiyip okuyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom kendi başına yemek yiyip üstünü giyemiyor.
Translate from Turc to Anglais
Kilo vermenin en iyi yolu, az yiyip spor yapmaktır.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'ye domuz eti yiyip yemediğini sordu.
Translate from Turc to Anglais
Ne yiyip içtiğine özel dikkat göstermek zorundasın.
Translate from Turc to Anglais
Onların her gün yiyip içmeleri gerek, değil mi?
Translate from Turc to Anglais
Havyar yiyip şampanya içtiler.
Translate from Turc to Anglais
Bir köpek balığı onu yiyip bitirdi.
Translate from Turc to Anglais
Seni yiyip bitireceğim küçük kız.
Translate from Turc to Anglais
Tom Mary'nin domuz eti yiyip yemediğini merak etti.
Translate from Turc to Anglais
Tom, Mary'ye son kurabiyeyi yiyip yiyemeyeceğini sordu.
Translate from Turc to Anglais
Sonra şöyle dedi: "Adem iyiyle kötüyü bilmekle bizlerden biri gibi oldu. Şimdi yaşam ağacına uzanıp meyve almasına, yiyip ölümsüz olmasına izin verilmemeli."
Translate from Turc to Anglais
Tom pasta yiyip çay içti.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un tek yaptığı yiyip içmek.
Translate from Turc to Anglais
Sandviç yiyip açlığını bastırdı.
Translate from Turc to Anglais
Yumurta sarısı yiyip yemediği kimin umurunda?
Translate from Turc to Anglais
Ekmek yiyip su iç.
Translate from Turc to Anglais
Öyle insanlar var ki; koyunu yemek için tilkiyle plan yapıp, kurtla öldürüp, çobanla birlikte yiyip, sahibiyle yas tutup, sonra da hiçbir şey olmamış gibi davranırlar.
Translate from Turc to Anglais
Bazı ontolojik konular üzerinde fazla kafa yormak denizde derinlere dalmak gibidir. Dipte inci bulabileceğin gibi vurgun yiyip sağlığını da bozabilirsin.
Translate from Turc to Anglais
Tom her şey bedava diye kusana kadar yiyip içti.
Translate from Turc to Anglais
Tom her şey ücretsiz olduğu için tıka basa yiyip içti.
Translate from Turc to Anglais
Yiyip için, ama savurganlık yapmayın. Tanrı savurganlık yapanları sevmez.
Translate from Turc to Anglais
Acı, cesareti olduğu kadar kalbi de yiyip bitirir.
Translate from Turc to Anglais
Felix yemek yiyip dişlerini fırçaladı.
Translate from Turc to Anglais
Lorenzo yemek yiyip biraz su içmek için bir kayanın üzerine oturdu.