Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Accueil
Applications
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentre d'assistanceContact
Applications

iPhone + iPad

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Mac + Safari

Centre d'aide, notes de version, Télécharger

Google Chrome

Centre d'aide, Télécharger

Mozilla Firefox

Centre d'aide, Télécharger

Opera

Centre d'aide, Télécharger

Microsoft Edge

Centre d'aide, Télécharger
Support
TéléchargerCentre d'aideLangues prises en chargeDemander un remboursementRestaurer le mot de passeRestaurer les codes sériePolitique de confidentialité
RESTEZ EN CONTACT
ContactTwitterBlog
Langue du site
services gratuits
Traducteur webConjugueur de verbesRecherche Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turc example sentences with "zamanı"

Learn how to use zamanı in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.

Öğrencilerin öğlen yemeği zamanı saat on ikiden saat bire kadardır.
Translate from Turc to Anglais

Öğrencilerin beslenme zamanı on ikiden bire kadar.
Translate from Turc to Anglais

Şimdi öğlen yemeği zamanı.
Translate from Turc to Anglais

Kiraz çiçeklerinin en iyi zamanı.
Translate from Turc to Anglais

Onun okula gitme zamanı geldi.
Translate from Turc to Anglais

Senin saç tıraşı olmanın zamanı geldi.
Translate from Turc to Anglais

Ciddi olmanın zamanı geldi.
Translate from Turc to Anglais

Hey, külotlu şakalardan vazgeçmenin zamanı geldi.Okuyucuları soğutacaksın,seni sürüngen.
Translate from Turc to Anglais

Bütün söylediği zamanı geldiğinde öğreneceğimizdi.
Translate from Turc to Anglais

Cambridge Üniversitesi'nde öğrenim zorluğu çok yüksek olmasına rağmen, çok sayıda öğrencinin hâlâ dışarı çıkmak ve eğlenmek için zamanı var.
Translate from Turc to Anglais

Eylem zamanı!
Translate from Turc to Anglais

Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.
Translate from Turc to Anglais

Annem akşam yemeği hazırlamanın zamanı olduğunu belirtti.
Translate from Turc to Anglais

Evet, gitme zamanı.
Translate from Turc to Anglais

Elimden geldiğince çok çalışarak kaybolan zamanı telafi edeceğim.
Translate from Turc to Anglais

JST Japonya Standart Zamanı anlamına gelir.
Translate from Turc to Anglais

O kadar çok televizyon izlemeseydi, çalışmak için daha fazla zamanı olurdu.
Translate from Turc to Anglais

Kaybedilen zamanı telafi etmen gerekir.
Translate from Turc to Anglais

Uyku zamanı.
Translate from Turc to Anglais

The Beatles'ı ilk dinlediğin zamanı hatırlayabiliyor musun?
Translate from Turc to Anglais

Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.
Translate from Turc to Anglais

Öğle yemeği zamanı.
Translate from Turc to Anglais

Öğle yemeği yeme zamanı.
Translate from Turc to Anglais

McClellan zamanı boşa harcamadı.
Translate from Turc to Anglais

İşe gitme zamanı geldi.
Translate from Turc to Anglais

Onun spor için boş zamanı yok.
Translate from Turc to Anglais

Gözlüğümü değiştirmenin zamanı geldi de geçti bile!
Translate from Turc to Anglais

Benim zamanı henüz gelmedi.
Translate from Turc to Anglais

Bizim zamanı biraz daha yapıcı kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Turc to Anglais

O ona bir dişçi görmesini tavsiye etti fakat o öyle yapacak yeterli zamanı olmadığını söyledi.
Translate from Turc to Anglais

Askerler eve gelmeye barış zamanı işlerini bulmaya başladılar.
Translate from Turc to Anglais

Yaşamın en iyi zamanı genç olduğun zamandır.
Translate from Turc to Anglais

Yaşamın en iyi zamanı genç olduğumuz zamandır.
Translate from Turc to Anglais

Bu şekilde, çok fazla zamanı boşa harcarız.
Translate from Turc to Anglais

Tom yemek için yeterli zamanı olmadığından öğle yemeği yemeden gitti.
Translate from Turc to Anglais

Doktorlar Tom'a Mary'nin yaşamak için fazla zamanı kalmadığını söyledi.
Translate from Turc to Anglais

Kaybolan zamanı telafi etmeliyim.
Translate from Turc to Anglais

Tom'un zamanı bitti.
Translate from Turc to Anglais

Tom'a onun zamanı için teşekkür ettim.
Translate from Turc to Anglais

Onun ve Mary'nin Fuji dağına tırmandıkları zamanı Tom'un bana anlattığını hatırlıyorum.
Translate from Turc to Anglais

Mola zamanı.
Translate from Turc to Anglais

Neredeyse zamanı.
Translate from Turc to Anglais

Neredeyse gitme zamanı.
Translate from Turc to Anglais

Neredeyse başlama zamanı.
Translate from Turc to Anglais

Ayıracak çok zamanı olmadığı için, taksiye bindi.

Zamanı boşa harcamayı bırakalım ve bu işe devam edelim.

Zamanı çok önemsemelisin.

Zamanı boşa harcamamak için dikkatli olmalısın.

Zamanı boşa harcamamak için acele edelim.

Zamanı israf etmeyin.

Tom Mary'ye zamanı için teşekkür etti.

Tom'un çok zamanı olmalı.

Tom, son kez Mary'ye sarıldığı zamanı hatırladı.

Tom gitme zamanı olduğunu fark etti.

Tom ihtiyaç duyduğu tüm zamanı alabilir

Tom'un ayıracak zamanı vardı.

Tom'un ayıracak zamanı yok.

Tom'un istediği şeyi yapacak çok zamanı var.

Tom'un nefes alacak zamanı yoktu.

Tom bugün sana yardım edecek zamanı olduğunu düşünmüyor.

Tom'un şimdi seninle konuşmak için zamanı yok.

Tom'un şimdi size yardım etmek için zamanı yok.

Tom'un boşa geçirecek çok zamanı yok.

Tom'un çok fazla zamanı kalmadı.

Tom'un çok fazla boş zamanı yok.

Tom'un yaşamak için çok zamanı yok.

Tom'un kahvaltı için zamanı yoktu.

Tom'un çalışmak için fazla zamanı yoktu.

Tom'un başka bir şey yapacak yeterli zamanı yoktu.

Tom'un pek çok zamanı yoktu.

Tom'un sorunu düşünmek için çok zamanı vardı.

Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.

Tom Mary'yi tekrar aramayı denemenin zamanı olduğuna karar verdi.

Tom nasıl dans edileceğini öğrenmenin zamanı olduğuna karar verdi.

Tom yatmaya gitmenin zamanı olduğuna karar verdi.

Tom eve gitmenin zamanı olduğuna karar verdi.

Çoktan eve gitme zamanı geldiğine inanamadı.

Tom'un kesinlikle onun hakkında düşünecek çok zamanı vardı.

Tom her şeyin yeri ve zamanı olduğuna inanıyor.

Tom ve Mary'nin birlikte konuşmak için çok zamanı yok. Onların çocukları, her zaman onların ilgisini istiyorlar.

Tom'un oradan çıkmasının zamanı çoktan gelmişti.

Tom ve Mary'nin ellerinde oldukça çok fazla boş zamanı vardı.

İlacından bir doz almanın zamanı geldi.

Buralarda hava erken kararıyor.Sonbahar zamanı geldiğinde güneş bir kaya gibi düşüyor gibi görünüyor.

Onun eve gitme zamanı.

Saçını kestirmenin zamanı geldi de geçiyor bile, o çok fazla uzadı.

Yakında kahvaltı zamanı olacak.

Bir üniversite işi çok sana daha çok istirahat zamanı verirdi.

Genellikle üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre daha fazla boş zamanı vardır.

Akşam yemeği zamanı.

Şimdi akşam yemeği zamanı, ve uçuş görevlileri akşam yemeğini servis etmeye başlarlar.

Jane eve gitme zamanı olduğunu söyledi.

Tom'u ilk gördüğün zamanı hatırlayabiliyor musun?

Tom Mary'nin onunla geçirdiği tüm zamanı unutmayacak.

Tom'un ağaçtan düştüğü zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.

Tom, o ve Mary'nin ilk büyük tartışmayı yaptığı zamanı unutamıyor.

Biraz daha zamanı olsaydı, Tom daha iyisini yapabilirdi.

Tom Mary'nin biraz boş zamanı oluncaya kadar beklemeye karar verdi.

Tom'un çok zamanı yoktu bu yüzden o sadece rapora çabucak göz attı.

Tom'un işi uygun şekilde yapmak için zamanı yoktu.

Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais
Translate from Turc to Anglais