Learn how to use zamanlı in a Turc sentence. Over 100 hand-picked examples.
Çok sayıda öğrenci yarı zamanlı işler arıyor.
Translate from Turc to Anglais
Tom tam zamanlı stüdyo müzisyeni olmak için öğretmenlik mesleğini bıraktı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un kısmi-zamanlı işi pizza teslimatıydı.
Translate from Turc to Anglais
Tom evine yakın kısmi-zamanlı bir iş buldu.
Translate from Turc to Anglais
Yarı zamanlı çalışmak zorunda kalabilirim.
Translate from Turc to Anglais
Kısmi zamanlı iş bulmak zorundayım.
Translate from Turc to Anglais
Yarı zamanlı çalıştığını biliyorum.
Translate from Turc to Anglais
Öğrenciler yarı zamanlı işlerde çalışıyorlar. Bu da onlara öğrenim ücretlerini ödeme olanağı sağlıyor.
Translate from Turc to Anglais
Ne tür bir yarı-zamanlı iş yapmalıyım?
Translate from Turc to Anglais
Annem yarı zamanlı çalışmama itiraz etti.
Translate from Turc to Anglais
Onların zamanının çoğu kısmi zamanlı işlerde harcanır.
Translate from Turc to Anglais
Bu benim tam-zamanlı işim.
Translate from Turc to Anglais
Eylül sonuna kadar bir kitapçıda tam zamanlı olarak çalışıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Yarı zamanlı çalışabilir miyim?
Translate from Turc to Anglais
Kendine yarı zamanlı bir iş bulman gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un tam zamanlı işi var.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un tam zamanlı bir işi yok.
Translate from Turc to Anglais
Tom tam zamanlı çalışmak için okulu bıraktı.
Translate from Turc to Anglais
Yarın yapmak istediğim ilk şey, iyi bir yarım zamanlı iş bulmaktır.
Translate from Turc to Anglais
Harry yerel bir süpermarkette yarı zamanlı olarak çalışıyor.
Translate from Turc to Anglais
Geçen yaz bir çiftlikte yarım zamanlı olarak çalıştım.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un hamburger lokantasında yarım zamanlı bir işi var.
Translate from Turc to Anglais
Ben yarı-zamanlı çalışan bir fotoğrafçıyım.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un okuldan sonra yarı zamanlı bir işi var.
Translate from Turc to Anglais
Mary yarı-zamanlı bir kapıcı ile çıkıyor.
Translate from Turc to Anglais
Bir dişçide resepsiyonist olarak yarı zamanlı çalışıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Bence yarı zamanlı bir iş aramak zorundasın.
Translate from Turc to Anglais
Ben eylül ayı sonuna kadar bir kitapçıda tam zamanlı olarak çalışacağım.
Translate from Turc to Anglais
Bu tam zamanlı bir iş.
Translate from Turc to Anglais
Bu bir tam zamanlı yıl boyunca iş.
Translate from Turc to Anglais
Mary yarı zamanlı garsonluk yaptı.
Translate from Turc to Anglais
Tom'a, yarı zamanlı çalışmak isteyip istemediğini sor.
Translate from Turc to Anglais
Tom'a, yarı zamanlı çalışmak isteyip istemediğini sorun.
Translate from Turc to Anglais
Tom okuldan sonra yarı zamanlı çalıştığı yerden eve giderken Mary ile karşılaştı.
Translate from Turc to Anglais
Ben tam zamanlı çalışıyorum.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir süper markette yarı zamanlı çalışmaktadır.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir barmen olarak yarı zamanlı çalışır.
Translate from Turc to Anglais
Hem Tom'un hem de Mary'nin tam zamanlı işi yok.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir lise tarih öğretmeni ve bir blues grubunda bir yarı zamanlı armonika çalar.
Translate from Turc to Anglais
Onlar yarı zamanlı çalışanlar.
Translate from Turc to Anglais
Tom'un yarı zamanlı bir işi var.
Translate from Turc to Anglais
Tom bir yarı zamanlı bekçi.
Translate from Turc to Anglais
Tam zamanlı bir işin yok mu?
Translate from Turc to Anglais
Alışveriş merkezinde Noel baba olarak çalıştığım yarı zamanlı bir işim var.
Mary yarı zamanlı hemşirelik yapıyor.
Ben sadece yarı zamanlı çalışırım.
Tam zamanlı bir işim var.
Tom yarı zamanlı çalışarak yaklaşık ayda 300 dolar kazanır.
Diğerleri gönüllü iş yaparken bazıları yarı zamanlı çalışmaya devam eder.
Tom sadece bir yarı zamanlı işçi.
Onunla birlikte tam zamanlı işim vardı.
Mary halk kütüphanesinde bir yarı zamanlı bir iş aldı.
Bu tam zamanlı iş.
Yarı zamanlı bir iş ev kadınları için uygundur.
Bir yarı zamanlı iş ev hanımları için uygundur.
Tom tam zamanlı çalışır.
Ben kafeteryada yarı zamanlı iş bulmak istiyorum.
Kathy üniversitede okuyabilmek için yarı zamanlı bir iş buldu.
Tom yarı zamanlı iş olarak çim biçerdi.
Biraz para kazanmak istedim, bu yüzden haftada üç gün yarı zamanlı çalıştım.
Linda, Dan'in çocuklarının tam zamanlı dadısı oldu.
Casus uydular gerçek zamanlı olarak kamyonu takip etti.
Geçen yaz, ben bir çiftlikte yarım zamanlı çalıştım.
O bu şirketin tam zamanlı çalışanı değil.
Bir süpermarkette yarı zamanlı çalışırken, oysa diğerleri değilken bazı müşterileri çok kibar buldum.
Tom'un bahçıvan olarak yarı zamanlı işi var.
Şimdi yarı zamanlı mı yoksa tüm gün mü çalışıyorsun?
Otel hizmetçisi olarak yarı zamanlı bir işim vardı, ama onu pek sevmiyordum.
Tam zamanlı bir iş istemiyorum.
Onun hayali eş zamanlı bir çevirmen olmak.
Bu şirket kaç tane çalışanı tam zamanlı çalıştırıyor?
Ben yarı zamanlı çalışıyorum.
Leyla yarı zamanlı bir güzellik uzmanıydı.
Tom yarı zamanlı bir marangoz.
Tom, yarı zamanlı bir marangoz.
Tom ve Mary her ikisi de tam zamanlı öğrencidir.
O kesinlikle tam zamanlı bir iştir.
Tom, eğitim ücretini ödemeye yardım etmek için yarı zamanlı bir iş bulmuş.
Yarı zamanlı bir iş buldum.
Tom yarı zamanlı çalışıyor.
Tom yarı zamanlı çalışmıyor.
Sami'nin Leyla ile uzun zamanlı bir ilişkisi vardı.
Tom, yarı zamanlı bir iş bulmak istedi.
Bir benzin istasyonunda yarı zamanlı bir işim var.
Sami tam zamanlı çalışıyor.
Tam zamanlı iş arıyorum.
Tom yarı zamanlı çalıştı.
Ekim ayından beri yarı zamanlı bir garson olarak çalışıyorum.
Ekim ayından bu yana yarı zamanlı garson olarak çalışıyorum.
Bir eczanede yarı zamanlı bir işim var.
Tom'un şarkı söylediği yerdeki barda barmen olarak yarı zamanlı bir işe girdim.
Yarı zamanlı işiniz var mı?
Yarı zamanlı işini seviyor musun?
Tom, üniversitede iken yarı zamanlı bir marangozdu.
Tom ve ben ikimi de tam zamanlı öğrencileriz.
Tam zamanlı bir iş arıyorum.
Eş zamanlı olarak üç dil öğreniyorum ve kafam karışmıyor.
Tom tam zamanlı çalışıyor.
Yarı zamanlı bir iş yerine tam zamanlı bir işim olmasını tercih ederim.
Yarı zamanlı bir iş bulmak zor mu?